Yapıştırıcıların yapıştırması olayı

Ekim 12, 2009

Yapıştırıcıların sağladığı yapışma olayı
aslında kimyasal bir reaksiyondan başka bir şey değildir. Tabiatta evini yapan
arı, kayalara ve gemilerin su altındaki kesimlerine tutunan midye gibi çok iyi
yapıştırıcı üreten canlıların sayısı az değildir.

Yapıştırıcıların hikayesi tarih öncesi çağlara kadar uzanıyor. Mağara
duvarlarına resim benzeri şekiller yapan atalarımız bunları duvarlara yumurta
akı, kurumuş kan ve su bitkilerinin özleriyle sabitliyorlardı.

Sonraları, milattan önce 3 500 yıllarından başlayarak eski Mısırlılar ve
Sümerler hayvan derilerini ve kemiklerini kaynatarak daha sağlam yapıştırıcılar
yapmayı öğrendiler. Günümüzde imalatçılar yapıştırıcıları sentetik malzemeler
kullanarak yapıyorlar. 250 temel maddeden binin çok üstünde özel türler
üretiyorlar.

Yapışma olayında benzer veya ayrı malzemeden iki madde, bir de yapışkan gerekir.
Burada en önemli görev yapıştırıcıdadır. Yapıştırıcının moleküllerinin diğer iki
madde molekülleri ile birleşme eğilimi gösterir bir yapıda olmaları

gerekmektedir.

Aslında iki maddeyi birbirlerine ideal bir şekilde yaklaştırabilsek yapıştırıcı
bile kullanmadan birbirlerine yapışabilirler. Her iki maddenin yüzeylerindeki
atomların farklı kutupları birbirlerini çekerler. Pratikte ise bu oluşumu
sağlamak mümkün değildir.

Atomların birbirlerini çekebilmeleri için iki cismin yüzeyleri arasındaki
mesafenin milimetrenin 10 milyonda birini geçmemesi gerekir. Oysa son derecede
pürüzsüz olarak görülen bir cismin bile yüzeyinde milimetrenin on binde dördü
kadar yükseklikte girinti ve çıkıntılar vardır.

Bu durumda her iki malzeme aynı cins olsalar bile yüzeyleri hiçbir zaman ideal
düzlükte olamayacağından, aradaki boşlukları doldurmak, en fazla miktarda bağ
oluşturarak moleküllerin birleşmesini sağlamak için araya bir yapıştırıcı
gerekir.

Yapıştırıcının akıcı ancak kuruduğunda katılaşıp kolay kolay kopmayacak
özellikte, yüzeylerin ıslanabilir, tamamen temiz, toz ve yağdan tamamen
arındırılmış olmaları gerekmektedir. Peki nasıl oluyor da bu kadar güçlü olan
yapıştırıcılar tüpün içinde tüpe yapışmadan durabiliyorlar?

Bir çok yapıştırıcının içinde iki tür katkı malzemesi vardır. Biri yapıştırıcı
sıvının moleküllerini birleşmeye zorlar, stabilizer denilen diğeri de tersi.
Tüpün içinde bunlar bir halatı birer ucundan çeken iki kişi gibidirler. Tüpün iç
yüzeyi tamamen nötr olduğundan biri diğerine üstün gelemez, denge halindedirler.
Yapıştırıcı tüpten çıkınca havadaki nem stabilizer kısmının etkinliğini yok
eder, yapıştırıcı sertleşir ve sürüldüğü yere yapışır.

Yapıştırılacak yüzeylere yapıştırıcıdan ince bir tabaka sürülmesi tavsiye edilir
çünkü fazlası yapıştırıcının kendi içinde bağlar oluşturup sertleşmesine yol
açar.

Tüpün kapağı açıldıktan sonra ağız kısmında görülen ve tüpün kullanılması için
delinen sızdırmaz kısım da yapıştırıcının hava ve nem alıp tüpün içine
yapışmaması için alınmış bir tedbirdir.

daha fazlası www.forumover.com

Reklamlar

Yarı çıplak yakalamaya zina

Ekim 10, 2009

Yargıtay,
karısını bir başka erkekle yatak odasında yarı çıplak yakalayan kocanın
boşanmasını onadı.

Olayı “zinaya eksik kalkışma” olarak niteleyen Yargıtay, “Zina doğal olarak
gizli olur. Eksik kalkışma ve ipuçları da zina nedeniyle boşanma nedeni sayılır”
kararı verdi.İstanbul’daki olayda A.T. adlı koca, karısı S.T’yi yatak
odasında başka bir erkekle, gömleğinin düğmeleri açık şekilde yakaladı. Zina
nedeniyle boşanma davası açtı. Mahkeme, boşanmaya hükmetti. Yargıtay da davalı
kadının temyiz talebini reddederek, boşanmayı onadı. Yargıtay kararında özetle
şöyle denildi:

“Medeni Kanun ile zina eylemindeki eşlerin birbirine karşı sadakat
mükellefiyetlerini bozan ahlaki yapı, boşanma sebebi kabul edilmiştir. Boşanma
nedeni olarak ceza hukuku çerçevesinde tamamlanmış bir zinanın varlığı ve
kanıtlanmasını amaçlamamıştır. Büyük bir gizlilik içinde oluşması doğal olan
zina fiilinin tam bir görgüye dayanarak kanıtlanması pek nadir olmaktadır. Zina
olayının varlığı, bazı ipuçları, tavır ve davranışlardan çıkarılacak karinelerle
kabul edilmelidir. Bu itibarla zina için gerekli ortama girilmiş ancak elde
olmayan nedenlerle eylemin tamamlanamamış olması; bir başka anlatımla eylemin
eksik kalkışma derecesinde kalması da zina sebebiyle boşanma için yeterlidir.”

daha fazlası www.forumover.com


göbek kordonunun geç kesilmesi

Ekim 10, 2009

Doğumdan
sonra göbek kordonunun en az 2 dakika sonra kesilmesinin, yeni doğanlara sağlık
açısından çeşitli yararlar sağlayacağı bildirildi.
Kanadalı bilim
adamlarının yaptığı araştırmada, göbek bağını hemen kesmektense biraz
beklemenin, bebekteki kan değerlerinin ve demir seviyesinin daha iyi olmasını
sağladığı saptandı.

Topix.net internet sitesindeki habere göre, Teksas A&M Sağlık Bilim
Merkezinden Dr. Cherly ipriani, “Araştırmalar, (geç kesilmesi halinde) bebeğin
vücudundaki demir stokunun daha iyi olduğunu ve anemi olma ihtimalinin düşük
olduğunu gösteriyor” dedi.

Başka bazı bilim adamlarıysa göbek bağının geç kesilmesi konusunda tavsiyede
bulunmadan önce başka araştırmaların yapılması gerektiğini söylediler.

Araştırma, Journal of the American Medical Association’da yayınlandı.
Gelişmiş ülkelerde, göbek bağı genellikle bebek doğar doğmaz kesiliyor. Az
gelişmiş ülkelerdeyse bunun zamanlaması değişkenlik gösteriyor.

daha fazlası www.forumover.com


10 yıldır boşanamıyor! böyle uzun dava görülmedi

Ekim 8, 2009

Edirne’de
evlendikten 5 gün sonra eşi tarafından terk edilen İ. Ersöz’ün, 10 yılda açtığı
4’üncü dava da reddedildi…
64 yaşındaki eşi Fahriye Balkıç’ın
boşanmak için 100 bin YTL istediğini belirten Ersöz, “Hiçbir şekilde beraber
olmadık. Ben de zorlamadım. Ama yemek yapmıyor,

evi temizlemiyordu.

’Ben hizmetçi değilim, evlenmeseydin, gözünü açsaydın’ dedi sonra da evi terk
etti. Her ay 500 YTL nafaka ödüyorum. Masrafları çıkarabilmek için babamdan
kalan 15 dönüm tarlayı sattım” dedi.

daha fazlası www.forumover.com


Yüksek topuklu ayakkabılar ne kadar sağlıklı?

Ekim 8, 2009

Bilimadamları yüksek topuklu ayakkabıların eklem iltihabına yol açtığı konusunda özellikle genç kadınları uyarıyor.

Amerİkan Romatoloji Koleji adına yapılan çalışma, gençken topuklu ayakkabı giymenin ileri yıllarda eklem iltihabı gelişme riskini artırdığını ortaya çıkardı. Yüksek topukların, sandaletin ve terliklerin eklem problemlerine neden olduğu bulundu. Eklem problemleriyle ayakkabılar arasındaki ilişkiyi inceleyen araştırmacılar, bin 400 erkek ile bin 900 kadına ayak problemleri ve ayakkabı ile ilgili sorular sordular. Kadınlar arasında, bilim adamları yüksek topuklu gibi kötü ayakkabı seçimi ile eklem iltihabı arasında bağ olduğunu saptadılar. Fakat, daha rahat ayakkabılar giyen erkekler arasında böyle bir bağ bulunmadı. Çünkü, erkeklerin yüzde 2’sinden daha azı sağlıksız ayakkabı giyiyor. Bu tezi kanıtlamak için daha fazla araştırma gerektiğini söyleyen araştırmacılar, genç kadınların ayakkabı seçimi yaparken daha dikkatli olmalarını, yüksek topuklu ayakkabının etkisini hafifletmek için germe egzersizleri yapmalarını öneriyor.

daha fazlası www.forumover.com


Limonla Güzelleşin

Ekim 8, 2009

Yiyeceklerinizi tatlandırmak için tercih edilen limonu, banyo ve güzellik için de kullanabilirsiniz.

Tırnaklara parlaklık kazandırır
Sıcak havalarda tırnaklarınızı 10 dakika boyunca limon suyunda bekletin. Ellerinizi limon suyuyla sabunluyormuş gibi ovuşturun. Beyaz sirke, sıcak su karışımı ile fırçalayın. Daha sonra ellerinizi iyice durulayın.

Deride oluşan lekeleri yok eder
Yatmadan önce limon suyu ile ellerinizi ve yüzünüzü iyice ovuşturun. Sabah ılık suyla ellerinizi ve yüzünüzü durulayın. Siyah, kahverengi lekelerin kaybolması için bu işlemi düzenli olarak her akşam yapmanız tavsiye ediliyor.

Saçlarınızı güçlendirir
Dökülen ve cansızlaşan saçlarınızı yeniden canladırmak ve parlaklık kazandırmak için 3/4 fincan zeytin yağı, 1/2 fincan bal ve aşağı yukarı 3 yemek kaşığı limon suyunu karıştırın. Saçlarınızı suyla durulayın, havluyla kurulayın ve daha sonra az bir karışımı tarakla saçlarınıza yedirin. Daha sonra saçlarınızı yarım saat plastik bone ile sarın ve bekleyin. Daha sonra şampuanlayın ve durulayın, parlaklığı göreceksiniz.

Göze çarpan sarılık yaratır
Tüm saç boyalarına ve beyazlarına alternatif olarak 1/4 fincan limon ve 3/ 4 su ile saçınızı durulayın. Limonun saç renginizi doğal olarak açması için biraz güneşte bekleyin.

Nefes tazeleyicidir
Nefesiniz kötü kokuyorsa ağzınıza bir kaç damla limon suyu damlatın ve yutun. Sitrik asit, ağzınızdaki pH seviyesini değiştirerek, kötü kokuya neden olan bakterileri öldürecektir.

Rahatlatır
Mükemmel bir banyo için küvetinize deniz tuzu, limon suyu ve biberiye ekleyin ve vücudunuza özen gösterin.

daha fazlası: www.forumover.com


15 yıl erkek gözüktü

Ekim 4, 2009

Bingöl’de,
yeşil kart işlemleri sırasında, nüfus cüzdanının bulunmadığı ve kayıtlarda
adının ‘Mehmet’ olarak geçtiği anlaşılan 15 yaşındaki kız, gerçek adının yazdığı
kimliğine kavuştu.

İclal ve Şeref Konuşalp’in kızları Aycan
Konuşalp’in ağabeyi Vahdettin Konuşalp, kardeşine yeşil kart çıkarmak için
gerekli işlemleri yaptırmaya başladı.

Konuşalp, nüfus müdürlüğünden nüfus kayıt örneği alırken kardeşi Aycan’ın
adının kayıtlarda ‘Mehmet’ olarak geçtiğini fark etti.

Bingöl Asliye Hukuk Mahkemesinde nüfus müdürlüğü aleyhine isim tashihi davası
açan Konuşalp, yanlışlığın düzeltildiğini ifade etti.

Konuşalp, yanlışlığın giderilmesinin kendilerini sevindirdiğini belirterek,
‘Yeşil kart işlemleri sırasında fark ettiğimiz yanlışlığı düzelttirdik.

Kardeşim 15 yıl sonra resmen gerçek ismine kavuştu’ diye konuştu. Ağabey
Vahdettin Konuşalp, Bingöl’e 17 kilometre uzaklıktaki Göltepesi köyünde büyüyen
kız kardeşinin önce terör, ardından da yaşının ilerlemesi nedeniyle okula
gidemediğini belirtti.

Daha sonra kardeşini okuma yazma kursuna göndererek eksikliği gidermeye
çalıştıklarını kaydeden Konuşalp, nüfus cüzdanıyla ilgili herhangi bir sorunla
karşılaşmadıklarını ifade etti.

Vahdettin Konuşalp, 6 yıl önce vefat eden babalarının kız kardeşine nüfus
cüzdanı çıkarmayı önce ihmal ettiğini, sonra da cezai işlem nedeniyle nüfus
cüzdanı çıkarmaktan çekindiğini söyledi.

daha fazlası www.forumover.com