Ayna kırılması uğursuzluk getirirmiş kim demiş onu :)

Kasım 7, 2009

Ayna kırılmasının uğursuzluk getireceğine olan
inanış, en eski batıl inançlardan biridir. Kökeni ilk aynanın yapılışından
yüzyıllar öncesine, hatta ilk çağ insanına kadar gider. Göllerde veya su
birikintilerinde, kendi aksini gören ilkel insan şaşırmış, bunun kendisinin ruhu
olduğunu sanmış, suyu bulandırıp görüntüsünün kaybolmasına neden olanları da
düşman bilmiştir.

İlk aynaların kullanılışı eski Mısır devirlerine rastlar. Bunlar pirinç, bronz,
gümüş hatta altın gibi metallerden yapılmış ve çok iyi parlatılmış yüzeylerdi ve
de tabii ki kırılmaları mümkün değildi. Bu devirde de bu parlak yüzeylerden
yansıyan görüntünün o insanın ruhunun bir yansıması olduğuna inanılıyordu.
Sonraları buna vampirlerin ruhları olmadığından bu parlak yüzeylerde
görüntülerinin de yansımadığı inancı ilave edildi.

Cam kapların yapılmaya başlanılmasından sonra da, içindeki sudan yansıyan
görüntünün ruhun bir yansıması olduğu inancı devam etti ama camlar
kırılabiliyordu ve o zaman da içinde bulunan ruhun bir parçası vücudu terk
ediyordu.

Birinci yüzyılda Romalılar bu uğursuzluğun süresini 7 yıla çıkardılar Romalılar
hayatın her yedi senede bir kendini yenilediğine İnanıyorlardı. Camın kırılması
sonucu ruh ve dolayısıyla insanın sağlığı tahrip olduğundan, vücudun kendini
yenileyerek, sağlığına kavuşması için yedi yıl geçmesi gerekiyordu.

Bu batıl inanç, 15. yüzyılda İtalya’da, Venedik şehrinde, arkası gümüş kaplı,
çok kolay kırılabilir ve pahalı ilk aynaların yapılması ile birlikte iyice
gelişti. İnanç biraz da ekonomik boyut kazanmıştı. Aynayı taşıyanlar, evlerde
aynaları temizleyen hizmetkarlar, aynaları kırmaları halinde, yedi yıl boyunca,
ölümden daha beter felaketlerle karşılaşabilecekleri hususunda uyarılıyorlardı.

Bu inançla beraber geliştirilen bazı önlemler de oldu tabii. Örneğin: aynanın
kırılan parçaları toplanır ve güneye doğru akan bir ırmakta yıkanırsa veya
toprağa gömülürse kötü şans yok edilmiş olur. Ancak kırılan parçaları alıp evden
çıkarken içlerine bakmamak gerekir. Yatak odalarındaki aynaların üzerleri
kullanılmadığı zamanlarda örtülmelidir ki ruh içinde kalmasın. Ölen bir insanın
evindeki aynaların da üzerleri örtülmelidir ki ruh gökyüzüne doğru olan
yolculuğunda bir engelle karşılaşmasın.

17. yüzyılın ortalarında İngiltere ve Fransa’da ucuz maliyetli aynalar
üretilmeye başlanıldı ama batıl inanç o kadar yerleşmişti ki, günümüzün modern
dünyasında bile hala devam ediyor.

daha fazlası www.forumover.com



Sema Öztürk ‘Tek Tercihi Türk Erkeği’

Kasım 5, 2009

Ünlü oyuncu Sema Öztürk Türk erkeklerine hayran…. Oyuncu Sema Öztürk, hayatına girecek erkeğin mutlaka Türk olması gerektiğini söyledi. Sema Öztürk “Başkaları gibi yabancı erkeklerle evlenmek bana göre değil. Tercihim Türk erkeğinden yana. Çünkü her kadın gibi kıskanılmak, sahiplenilmek istiyorum” dedi.

Cem Davran ile Sema Öztürk, “Avrupalı”nın çekimlerinde aynı yatağı paylaştı.

Cem Davran’ın başrolde olduğu “Avrupalı” filminin çekimlerine başlandı. Yatak sahneleriyle dikkat çekecek olan filmde Davran’a bu bölümlerde genç oyuncu Sema Öztürk eşlik etti.


Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girme macerasının, yaşanan tartışmaların ve AB’ye girdikten sonraki çelişkilerin işlendiği “Avrupalı” filminin çekimleri tüm hızıyla devam ediyor. Filmde, “Avrupalı” adında oldukça zengin bir adamı canlandıran Cem Davran, bir Türk ve bir Yunanlıyla aşk yaşıyor. Sema Öztürk’ün Türk sevgiliyi, Yasemin Kozanoğlu’nun da Yunanlı sevgiliyi canlandırdığı filmde, bol bol sevişme sahneleri de yer alıyor.

Sevişirken herkesi güldürdü
nSenaryosunu İrfan Tözüm’ün kaleme aldığı filmin, geçtiğimiz hafta yapılan çekimlerinde rol gereği Sema Öztürk’le yatağa giren Cem Davran, ekibe zor anlar yaşattı. Ateşli aşk sahneleri çekilmesi gerekirken yaptığı esprilerle herkesi kahkahaya boğan Davran, daha sonra rolüne konsantre oldu. İki kadın arasında kalan ünlü oyuncunun özellikle Sema Öztürk’le çektiği aşk sahneleri çok konuşulacağa benziyor.
Hürriyet / Kelebek

bulvar ve tan gazetesi

Sema Öztürk Resimleri

daha fazlası www.forumover.com ve resimler için www.xresimler.com


Neden tahtaya vuruyoruz ?

Kasım 5, 2009

Meşe ağacına insanların ruhani bir değer vermesi çok eskilere dayanır. Ağacın yüksekliği ve sağlamlığı nedeni ile bazı güçlere sahip olduğuna inanılıyordu. Tahtaya vurma inancı dünyanın apayrı iki yerinde birbirinden bağımsız olarak gelişti. Önce milattan önce 2000′li yıllarda Kuzey Amerika yerlilerinde, sonra da Ege’de Helen uygarlığında. Her iki kültür de meşe ağacına çok sık yıldırım düştüğünü gözlemlemişti. Amerika yerlileri meşenin, Tanrının yıldırımla yeryüzüne inip üzerinde oturduğu yer olduğuna, Helenler ise Yıldırım Tanrısı olduğuna inanmışlardı. Kuzey Amerika yerlileri bu batıl inancı bir adım daha ileri götürdüler. Bu ağacın köküne vurarak, ileride başlarına gelebilecek tehlikelere ve şansızlıklara karşı Tanrı ile temasa geçtiklerine inanıyorlar ve ondan kendilerini korumasını istiyorlardı. Ortaçağda ise Hıristiyan din adamları bu inancı kendi devirlerine taşıdılar. Onlara göre bu inanışın temelinde Hz. İsa’nın tahta bir çarmıhta öldürülmesi yatıyordu. Hatta Avrupa’nın her katedralinde orijinal tahta haçın küçük bir parçasının bulunduğuna inanılıyordu. Bu tahtaya vurmak ise “Tanrım dua ve isteklerimi gerçekleştir” anlamına geliyordu. Bu arada diğer kültürlerde inanıştaki tahta aynı kaldı ama cinsi biraz değişti. Amerika yerlileri ve Helen medeniyetinin ağacı meşe iken, Mısırlılar incir ağacını, Almanlar dişbudağı tercih ettiler. Hollandalılar ise ağacın cinsine önem vermediler. Boyasız ve cilasız olması onlar için yeterliydi. Amerikalıların tahtaya vurma inancının kökeni ne gariptir ki Amerikan yerlilerine dayanmıyor. Romalılar devrinde Avrupa’da iyice yaygınlaşan eski Helen inancının bir parçası olarak Amerikalılar tahtaya vuruyorlar. Başımıza gelebilecek kötü şeyleri savuşturmak için tahtaya vurma inancı hala devam ediyor ama uygulama alanı çok daraldı. Her taraf plastik ve laminat dolu. Siz en iyisi yanınızda daima bir küçük tahta parçası bulundurun. Meşe ağacından olursa daha da iyi olur!

daha fazlası www.forumover.com


Merdiven altından geçilmez !

Ekim 27, 2009

Duvara dayanmış bir merdiven görürseniz
altından geçmeyin, etrafından dolanın. Çünkü o merdivenin tepesinde ya bir
tamirci, ya bir boyacı ya da camları silen biri olabilir. Yani başınıza bir
çekiç, su kovası, boya kutusu, hatta bir adamın düşme olasılığı yüksektir.
Merdiven altından geçmenin uğursuzluk getireceği inancı gerçekten batıl inançlar
içinde en azından bir işe yarayan tek inançtır. Ancak inancın kökeninde
pratikteki faydası ile ilgili olmayan farklı şeyler yatmaktadır.

Duvara dayanan bir merdiven, duvar ile arasında bir üçgen oluşturur. Bu, bir çok
kültürde tanrıların kutsal üçgeni olarak bilinir. Örneğin piramitlerin
kenarlarının üçgen olması da bu inanca dayanır. Bir üçgenin içinden geçmek de,
bir kutsal yere meydan okumak anlamına gelebilir.

Eski Mısırlılar için zaten merdivenin kendisi iyi şansın sembolü idi. Merdiven
olmasaydı, Güneş Tanrısı Osiris’i karanlıkların ruhundaki hapis hayatından
kurtarmak mümkün olamayacaktı. Ayrıca merdiven tanrıların katına tırmanmak için
de şekilsel bir semboldü. Günümüzde açılan bu antik mezarlarda ölünün cennete
tırmanması için yanma konulmuş bulunan merdivenlere rastlanmaktadır.

Asırlar sonra birçok batıl inançta olduğu gibi Hıristiyanlık bu inancı da Hz.
İsa’nın ölüm şekline adapte etti. Çarmıha dayalı merdiven kötülüğün, hıyanetin
ve ölümün sembolü oldu. İnsanlar, merdivenin altından geçmekle bütün bu kötü
geleceklerle karşılaşabileceklerine inandırıldılar.

17. yüzyılda İngiltere ve Fransa’da suçlular darağacına götürülmeden önce bir
merdivenin altından geçiriliyorlardı. Tabii yanında olanlar merdivenin
etrafından dolanıyordu.

Değişik kültürler bu uğursuzluğa karşı bazı panzehirler geliştirdiler. Mesela
bir merdivenin altından yanlışlıkla veya zorda kalarak geçen kişiler için
Romalıların panzehiri yumruktu. O kişiler orta yani en uzun parmaklarını gerip
diğer parmaklarını yumruk gibi yaparlar ve geçtikten sonra merdivene doğru
sallarlardı. Bizde, Türkiye’de böyle bir adet yoktur ama Amerikan filmlerinde
karşısındakine bu hareketi yaparak küfür veya hakaret edildiği sıkça görülür.
Bunun kökeni de işte bu Roma panzehiridir.

 

daha fazlası www.forumover.com


Kafanı Kırarım Köpek klibi – Disco Kralı

Ekim 25, 2009

Kafanı Kırarım Köpek klibi – Disco Kralı

sözleri özgür çakıt ve zeki enes akkan’a, bestesi ise tuncer tunceli’ye ait disko kralı ekibinin yeni çalışması:

youtube linkidir göremeyenler youtube jacker programını yüklesinler.

sözleri:

kime bakmıştın tanıyamadım
maziyi hatırlamam da ben pek
izleme beni adım adım
senin kafanı kırarım köpek

kafanı kırarım yar
kafanı kırarım senin
yatsan da yorgan döşek
kafanı kırarım köpek

kafanı kırarım yar
kafanı kırarım senin
yatsan da yorgan döşek
ağzını kırarım bebek

kanoya binmiştim senin için
ağır ağır yanıp için için
alabora etti beni o biçim
senin kafanı kırarım köpek

kafanı kırarım yar
kafan kırarım senin
yatsan da yorgan döşek
kafanı kırarım köpek

daha fazlası blog.ozbilen.org


Çorlu Karot

Ekim 21, 2009

Tekirdağda ve tüm trakyada karot işlerinizi yaptırabileceğiniz tekirdağ karot firması www.tekirdagkarot.com internet sitesi açıldı. Firma ve makinalar ile ilgili bilgilerin yanı sıra tıkanan kanalizasyon borularını kırmadan açma(kanal açma) işlerini tekirdagkarot.com adresinde ikamet eden Emre İnşaat‘tan yaptırabilirsiniz. Firmada beton delme , beton kesme , beton kırma , filiz ekimi yanı sıra yapı onarım ve tadilad işlerinide yaptırabilirsiniz.

daha fazlası: çorlu karot


rey mysterio kimdir ?

Ekim 19, 2009
rey mysterio ‘nun en iyi hareketleri  video izlemek için tıklayınız
Kariyeri

Rey Mysterio San Diego, California’da doğdu.Amcası Rey Mysterio, Sr. tarafından eğitildi.Güreşe Colibri adıyla 30 Nisan 1989′da başladı.Psicosis ile bir çekişme yaşadıktan sonra ABD’de güreşmeye başladı.
18 yaşına geldiğinde AAA’de Rey Mysterio adını kullanarak güreşmeye başladı ve Juventud Guerrera ile çekişmeye girdi.

Extreme Championship Wrestling

Rey Mysterio 1995′te ECW’ya geldi ve ilk maçında Psicosis’i yendi.Rey’in bu maçı güreşte büyük etki yarattı ve WCW’nin When Worlds Collide PPV’sine katıldı.

World Championship Wrestling

Rey 1996′da WCW’ya geçti.Orada Dean Malenko,Juventud Guerrera,Eddie Guerrero,Ultimo Dragon ve Psicosis ile başarılı maçlar yaptı ve 5 kere WCW Cruiserweight kemerini kazandı.

1997-1998

Mysterio Dean Malenko’yu yenerek ilk cruiserweight kemerini kazandı ve kemeriyle iyi bir etki yarattı.Ocak 1997 Halloween Havoc’ta Eddie Guerrero’yu kemere karşılık maske maçında yendi ve kemeri ikinci kez kazanmış oldu.Rey kemerini 2 hafta sonra WCW Nitro’da Eddie Guerrero’ya kaybetti. Mysterio 15 Ocak 1998′deki WCW Thunder programında kemeri üçüncü kez kazandı ama bir hafta sonra Souled Out 1998′de Chris Jericho’ya kaybetti.Mysterio sakatlığı nedeniyle 6 ay ringlerden uzak kaldı.Dönüşünü Bash at the Beach 1998′te Jericho’yu yenerek yaptı.1998′de Eddie Guerrero’nun kurduğu Latino World Order’a katıldı.

1999

Rey Superbrawl 1999 Konnan’la birlikte The Outsiders(Kevin Nash & Scott Hall)’a karşı “saça karşılık maske” maçı yaptılar.Rey ve Konnan maçı kaybedince Rey maskesini çıkarmak zorunda kaldı.
Rey 1999′un ortalarında “giant killer” karakterine girdi ve Kevin Nash,Bam Bam Bigelow ve Scott Norton’ı yendi ve Filthy Animals grubuna katıldı.2001 yılında WCW WWE tarafından satın alınınca Rey bir süre ekranlarda gözükmedi.

World Wrestling Entertainment

2002-2003 [değiştir]

2002 yılında Rey WWE’yle anlaştı ve promolarda maskeli olarak görünmeye başladı.Rey ilk maçını 25 Temmuz 2002 Smackdown’da Chavo Guerrero’yla yaptı ve maçı kazandı.Aynı gece John Cena & Edge vs. Un-Americans maçında Cena ve Edge’e yardım etti.7 Kasım 2002′de Rey ile Edge Kurt Angle ve Chris Benoit’yı yenerek tag-team kemerlerini kazandılar ama kemerleri 1 hafta sonraki Survivor Series’de üçlü maçta kaybettiler.
Rey daha sonra Cruiserweight kemeri için Matt Hardy ile çekişmeye girdi.Matt ve Rey Wrestlemania 19′da karşılaştılar.Maça Shannon Moore karışınca Rey kemeri alamadı.Çekişme devam etti ve Matt kemerini 5 Haziran 2003′te Rey’e kaybetti.Kemerini Kasım ayına kadar koruduktan sonra Tajiri’ye kaybetti ve Ocak ayına kadar kemer için mücadele etti.

2004-2005

Rey 2004 yılının ilk Smackdown programında kemeri Tajiri’den geri aldı ama 1,5 ay sonra No Way Out’ta Chavo Guerrero’ya yenilerek kemerini kaybetti.Daha sonra Rob Van Dam ile takım oldu ve takım kemerlerini kazandı.Bir ay sonra Rob Van Dam’in sakatlığı nedeniyle kaybetti ama No Way Out 2005′te Eddie Guerrero’yla kemeri geri kazandı.Wrestlemania 21′de Eddie Guerrero vs. Rey Mysterio maçı ayarlandı ve Rey maçı kazandı.Bundan sonra Eddie heel oldu ve Rey ile Eddie takım kemerlerini MNM’e kaybetti.Maçtan sonra Chavo Rey’e demir basamaklar üzerine brainbuster yaptı.
Eddie ile Rey’in feud’u devam etti ve Eddie Rey’in oğlu Dominic’in kendi çocuğu olduğunu iddia etti.Summerslam’de yapılan merdiven maçında Rey Eddie’yi yendi.13 Kasım 2005′te Eddie Guerrero otel odasında ölü bulundu.Rey Eddie’nin ölümü nedeniyle yapılan şovda maskesini çıkarttı ve o gece Shawn Michaels’ı yendi.Maçtan sonra HBK ve Rey havayı Eddie’nin anısı için havayı işaret ettiler ve ağladılar.Rey,Benoit ve Chavo birkaç hafta bounca Eddie’nin anısı için Eddie’nin hareketlerini yaptılar.
Rey Survivor Series’te Randy Orton,JBL,Bobby Lashley ve Batista ile birlikte Smackdown takımında yer aldı.Smackdown takımı RAW takımını(Kane,Chris Masters,Big Show,Carlito,Shawn Michaels) yendi.
Rey ile Batista WWE Tag Team Championship kemerini kazandılar ama bir hafta sonra kemerleri MNM’e kaybettiler.

2006-2007

Rey 29 Ocak 2006′da yapılan Royal Rumble’da 2. sırada girdiği ringde Randy Orton’u eleyerek Rumble’ı kazandı ve WrestleMania’da ana kemer maçı yapmaya hak kazandı.Rey bu maçta 62 dakika kalarak Rumble tarihinin en uzun ringde kalma rekorunu kırdı.
Rey bu maçı Eddie Guerrero için kazandığını söyledi.Rumble’dan sonra arka alanda Chris Benoit,Dean Malenko,Chavo Guerrero ve Rob Van Dam Rey’i tebrik etti.
Rumble’dan bir sonraki SmackDown! programında Randy Orton Rey’in Rumble hakkı için çakişmeye başladı.Orton Rey’e ve Guerrero ailesinin üyelerine saldırdı ve o gece Eddie Guerrero’nun cehennemde olduğunu söyledi.Rey bu sözden sonra Orton’a saldırdı.
No Way Out’ta Randy Orton Rey’i ipleri kullanarak tuş etti ve WrestleMania’da ana kemer maçı yapmaya hak kazandı.Bir sonraki SmackDown! programında GM Theodore Long maça Rey’i de ekledi ve Randy Orton,Rey Mysterio ve Kurt Angle arasında üçlü bir maç olacağını açıkladı.WrestleMania 22′de yapılan maçta Rey Orton’u 619 ve West Coast Pop’tan sonra tuş etti ve ana kemeri kazandı.

Güreşte

Bitirici hareketleri

  • 619 (Tiger feint kick)
    • Springboard Splash
    • Droppin’ Da Dime ((Springboard leg drop / Springboard leg drop bulldog)
    • West Coast Pop (Springboard hurricanrana into a pin)
    • Springboard Seated Senton
  • Frog Splash
  • Super Hurricanrana WCW / ECW
  • Tornado DDT – WCW / ECW
Diğer hareketleri

  • Pinning hurricanrana

Sunset flip powerbomb
Air Mysterio (Hurricanrara with tag team partner)
Slingshot Crossbody
Diving crossbody
Reverse crossbody
Wheelbarrow counter into a Bulldog, DDT or Inverted headscissors takedown
Headscissors takedown
Moonsault / Split-legged moonsault
Dropkick
Spinning wheel kick
Bronco buster
Sitout scoop slam piledriver
Arm wrench inside cradle
Enzuigiri
Tie to the tree-of-woe

Tag team hareketleri
  • 4:20 (Double leg drop) with Rob Van Dam
  • Catapult-Rana into a diving hurricanrana) Billy Kidman veya Edge ile.
  • Powerbomb, springboard seated senton combo Edge veya Batista ile
Giriş Müzikleri
  • Metallica – “Sad But True” (ECW)
  • Mad One – “Ashes to Ashes” (WCW)
  • Mad One – “619″ (WWE)
  • P.O.D. – “Booyaka 619″ (WWE)
Kazandığı kemerler ve ödüller
  • Asistencia Asesoría y Administración
    • AAA Hall of Fame (2007)
  • Commisión de Box y Lucha Libre Mexico D.F.
    • Mexico National Trios Champion (1 kere) – Octagón ve Super Muñeco ile
    • Mexico National Welterweight Championship (1 kere)
  • International Wrestling All-Stars
    • IWAS Tag Team Championship (1 kere) – Konnan ile
  • Tijuana, Mexico
    • Tijuana Hall of Fame (2006)
  • World Championship Wrestling
    • WCW Cruiserweight Championship (5 kere)
    • WCW Cruiserweight Tag Team Championship (1 kere) – Billy Kidman ile
    • WCW World Tag Team Championship (3 kere) – Billy Kidman (1), Konnan (1) ve Juventud Guerrera (1) ile
  • World Wrestling Association
    • WWA Lightweight Championship (3 kere)
    • WWA Tag Team Championship (1 kere) – Rey Misterio, Sr. ile
    • WWA Welterweight Championship (3 kere)
  • World Wrestling Council
    • WWC Junior Heavyweight Championship (1 kere)
  • World Wrestling Entertainment
    • WWE Cruiserweight Championship (3 kere)
    • WWE Tag Team Championship ( 4 kere ) – Edge (1), Rob Van Dam (1), Eddie Guerrero (1), and Batista (1)
    • World Heavyweight Championship (1 kere)
    • Royal Rumble 2006 galibi
  • Pro Wrestling Illustrated
    • Yılın en iyi 7. güreşçisi (1996)
    • Yılın en iyi 4. güreşçisi (1999)
    • Yılın en iyi 56. güreşçisi (2003)
    • Yılın en iyi 7. güreşçisi (2006)
  • Wrestling Observer Newsletter
    • Yılın çaylağı ödülü (1992)
    • En iyi Flying Wrestler ödülü (1995)
    • En iyi Flying Wrestler ödülü (1996)
    • En iyi Flying Wrestler ödülü (1997)
    • En iyi Flying Wrestler ödülü (2002)
    • Yılın maçı ödülü (2002) – Rey Mysterio & Edge vs. Chris Benoit & Kurt Angle, No Mercy, 20 Ekim 2002
    • En iyi Flying Wrestler ödülü (2003)
    • En iyi Flying Wrestler ödülü (2004)

smackdown hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız


Neden tesbih çekeriz tarihçesi

Ekim 19, 2009

Boncuk, kemik, taş gibi küçük parçaların bir
ipe dizilmesi insanlık tarihi kadar eskidir. İlk insanlar avladıkları avın
parçalarını ip benzeri şeylere dizer, bir sonraki avda başarı getirmesi için
üzerlerine takarlardı. Daha sonraları bu tip takılar kötülüklerden ve
düşmanlardan koruması için savaşlarda da takılmaya başlandı. Bugün bile bazı
taşların özel uğurlar getirdiklerine inananlar vardır.

Boncukların dini amaçla ve duaları saymada kullanılmasına ilk olarak
Hindistan’da, Hindu inanışında rastlanıyor. Tespihin ataları Hindistan’dan
doğuya, sonra Ortadoğu’ya, en sonunda da Avrupa’ya yayılıyor. Tespihin kullanış
amacı Müslümanlık, Hıristiyanlık (Katolik), Hinduizm ve Budizm’de aynı olup
hepsinde de duaları ve dualar arası bölümleri saymada kullanılır.

Tespihin İslam dünyasında ne zamandan beri kullanıldığı kesin olarak belli
değildir. Hz. Muhammed’in tespih taşıdığına dair bir kayıt yoktur. Hatta belki
Osman Gazi, belki de Fatih Sultan Mehmet’de tespih kullanmadılar. Arşivlerde
tespih ile ilgili bilgilere ancak 16. yüzyılın sonlarına doğru rastlanmaktadır.


Ne var ki, Hz. Muhammed zamanında namaz ve dua sırasında hurma çekirdeği veya
çakıl taşı kullanıldığı bazı hadislerden anlaşılmaktadır. İslam’da Peygamber’in
namaz kılarken sünneti olan ‘Sübhanallah, Elhamdülillah ve Allahüekber’
kelimelerini 33′er defa tekrarlamanın hangi tarihte başlayıp, yayıldığı da
bilinmiyor.

Yüce Yaratıcı’ya 99 ayrı isim veren İslami anlayış, onu anarken, her isim için
bir işaret olmak üzere ipe dizdiği bu 99 taneli şeye de ‘tespih’ adını
vermiştir. Çeşitli malzemelerden yapılan tespihteki tane sayısı 33, 99, 500 veya
1000 olabilir.

500 ve 1000′lik tespihler daha ziyade tekkeler ve dergahlarda zikr için
kullanılırlardı. Tekke şeyhleri, hastaları veya bir muradı olanları,
iyileşmeleri veya muratlarının olması için bu tespihlerin içinden geçirirlerdi.

Tespih çekmek, tespih tanelerini birer birer işaret parmağı ile baş parmak
arasından geçirmektir. Ancak günümüzde tespihi bir oyuncak veya el alışkanlığı
olarak kullananlara, sallayarak veya çeşitli figürler meydana getirerek
dolaşanlara, hatta tuttukları futbol takımının renklerine göre yapılmış
tespihleri çekenlere sıkça rastlanmaktadır.

Aslında tespih çekmek din adamlarına özgü bir davranışmış gibi algılanır ama
halk arasında da neredeyse bir alışkanlık haline gelmiştir. Tespih çekmenin daha
çok kırsal kesimlerde yaygın olmasının nedeninin tespihin boş elleri meşgul
edebilme özelliği olduğu ileri sürülüyor. Sıcak aylan tarımsal çalışma ile
geçiren, sürekli ellerini kullanmaya alışmış kişilerin kış aylarında bu boşluğu
tespihle doldurduklarına inanılıyor.

Günümüz biliminin tespih çekme alışkanlığına bakış açısı biraz değişik. Bilim
insanları, beynimizin, çalışma yaşamının güçlükleriyle, sorunlar, endişeler ve
korkularla sürekli baskı altında tutulduğunu, bunun sonucunda sinir hücrelerinin
aşırı yorulup yıprandığını ve beynimizi rahatlatmak, onu özgür bırakmak,
dikkatimizi başka tarafa yöneltmek için tespih çekmenin çok etkili ve faydalı
olduğunu söylüyorlar.

daha fazlası www.forumover.com



www.vidivodo.com ile kendi tv ni oluştur.

Ekim 19, 2009

www.vidivodo.com ile kendinize özel sayfa oluşturabilir mevcut theme ile kendinizin sayfası olabilir. Katagorilere ayrılmış video sitesine gitmek için tıklayınız


13 SAYISININ UĞURSUZLUĞU

Ekim 19, 2009

13 sayısının uğursuz olduğuna ilişkin inanç
dünyada o kadar yaygındır ki, yaşamı birçok yönde ciddi olarak etkilemektedir.
Bazı ülkelerde evlerin kapılarına 13 numarası verilmez, uçaklarda 13. koltuk
sırası yoktur, apartmanlarda, otellerde 13. kat ya 12A’dır ya da 14′tür. 13
numaralı oda yoktur. Olsa bile insanlar o odada kalmak istemezler. Hatta ayın
13′ünde işe gelmeme, uçak ve tren rezervasyonlarının iptali, alışverişin düşmesi
ve benzeri davranışların ABD’ye günde milyonlarca dolara mal olduğu
söylenmektedir. Bu inanç bir fobi yani bir çeşit korku hastalığı olarak kabul
edilmiş olup adı ‘triskaidekaphobia’dır.

Genel olarak bu inancın, Hz. İsa’nın meşhur son yemeğindeki havarilerin
sayısından kaynaklandığı sanılsa da, kökü çok daha eskilere mitolojik tanrıların
yaşadığına inanılan çağlara, İskandinavya topraklarına kadar gider.

O zamanlarda ışık ve güzellik tanrısı Balder bir ziyafet verir. Balder
Vikking’lerin meşhur tanrısı Odin ile Frigga’nın oğulları olup, ay kraliçesi
Nanna’nın da eşidir. Bu ziyafete 12 kişi davetli iken, yalanların ve hilelerin
tanrısı Loki, davetli olmadığı halde, zorla 13. kişi olarak katılmak ister.
Ancak bu arada çıkan tartışmada, Loki diğer tanrılar tarafından da çok sevilen
Balder’i öldürür.

Bu mitolojik hikaye ve inanış İskandinavya’dan Avrupa’nın güneyine kadar
yayılır. Hıristiyan din adamları bu halk masalını kullanırlar ve Hz. İsa’nın son
yemeğine uygularlar. Hıristiyan versiyonunda Balder’in yerini Hz. İsa, Loki’nin
yerini de hain Judas alır. Bu yemekten sonra 24 saat içinde de Hz. İsa çarmıha
gerilerek öldürülür. Bu nedenle Hıristiyanlarda akşam yemeğinde 13 kişi bir
araya gelirse bunlardan birinin başına bir felaket geleceğine inanılır.

Bu inanışlara göre 13 sayısı uğursuzdur ama ayın cumaya rastlayan 13. günü
hepten uğursuzdur. Ancak böyle bir günde doğmuşsanız tam tersi, yani 13 sizin
uğurlu gününüzdür.

Cuma gününün uğursuz sayılmasına Havva anamızın Adem babamıza elmayı cuma günü
yedirtip cennetten kovulmasına sebep olması, Hz. Nuh zamanındaki büyük selin
cuma günü olması, Hz. İsa’nın cuma günü çarmıha gerilmesi gibi olaylardan biri
veya hepsi neden olmuş olabilir. Müslümanlar ise Hz. Adem’in cuma günü
yaratıldığına inandıklarından bu güne diğer günlerden daha çok değer verirler.

13 sayısının uğursuzluğuna duyulan inancın kökeninde bir yıl içinde ayın 13 kez
dolunay olarak gözükmesinin yattığını söyleyenler de vardır.

daha fazlası www.forumover.com